banner618

BİST
4.854,16
ALTIN
1.043,73
DOLAR
18,62
STERLİN
22,41
EURO
19,31

İmamoğlu kolları sıvadı, Erdoğan'a meydan okudu!

CHP'de cumhurbaşkanı adayının belirlenmesi için gerçekleştirecek ön seçime dair toplantı düzenlendi... İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, "O sandık eninde sonunda milletin önüne gelecek. Tarihin en büyük hezimetini yaşayacaklar. Tarihin en büyük hezimetini onlara yaşatacak olan on binlerce insan var. Onlara güle güle demeyi, onları göndermeyi dört gözle bekliyorum" ifadelerini kullandı. 

27 Şubat 2025 18:04
İmamoğlu kolları sıvadı, Erdoğan'a meydan okudu!

CHP cumhurbaşkanı adayı belirleme ön seçiminde aday olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, adaylık süreci ve planlamalarıyla bilgi vermek üzere CHP milletvekilleri, PM üyeleri, MYK üyeleri, il, ilçe başkanlarıyla bir araya geldi...

'Sen seç tarihe geç' başlıklı programın hazırlıkları başladı. Salonda ve salon girişine sloganın bulunduğu çok sayıda görsel asıldı...

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) ve Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Ankara'daki CHP Genel Merkezi’ne giderek partililere hitap etti

İmamoğlu'nun konuşmasından satırbaşları şöyle:

-Yine bu sabah aylardır ülkemize yaşatılan utanç verici, hepimizin başını öne eğdiren ve gerçekten insanlarımızın yaşamlarıyla ilgili dahi tereddüte düşüren uygulamalardan birini yaşamanın utancı içerisindeyiz.

"O SANDIK ENİNDE SONUNDA MİLLETİN ÖNÜNE GELECEK"

- 65 yıllık Paşabahçeli, daha önce de belediye başkanlığı yapmış, insanlarla iyi diyalog kurmuş, kendini sevdirmiş, daha önceki dönemi 90'lı yıllarda olmasına rağmen insanların evinde barkında hizmetinin sesini duyduğumuz Alaattin Köseler sabah 04.00 sularında evine eşi uyurken polis baskınıyla giriliyor, arama yapılıyor ve gözaltına alınıyor.

-Hakkındaki itham her neyse ifadeye çağırıldığında koşa koşa gitmekten asla tereddüt etmeyecek bir belediye başkanına sabah 04.00'te nev baskını yapmak nasıl bir kişisel hırs, öfkenin yansıması anlaşılır değil.

"UTANÇ VERİCİ"

-Ben bu öfkeyi ve hırs yansımasını neden olduğunu biliyorum. Bu öfke bir hafta öncesine dayanıyor.

- Biliyorsunuz yine geçe hafta akşam üstü Beykoz Belediyemize polisler geldi, bazı dosyalar istediler. Belgede imzası görünen savcının o belgeden haberi bile yoktu. Doğal olarak imzası da yoktu.

-Barkoda tutulduğunda o barkoddan hiçbir şeye ulaşılamıyor. Ortalık karıştı ayyuka çıkınca kötü planın sahibi o akşam bu iş uygulanmayınca belli ki çok öfkelendi. Sabah saat 04.00'te belediye başkanının evine baskın yapıldı. Utanç verici.

"O SANDIK ENİNDE SONUNDA MİLLETİN ÖNÜNE GELECEK"

-O sandık önünde sonunda milletin önüne gelecek, gelecek. Siyasetin dizayn etmeye çalışan başta Cumhurbaşkanı ve yönetim anlayışı o gün anlayacak ki bu dahi milletimizin kafasında hiçbir şeyi dizayn edememişler.

"BİRKAÇ SENE ÇABUK GEÇER"

-Tarihin en büyük hezimetini yaşayacaklar. Birkaç sene çabuk geçer. Karşılarında çabuk pes edecek bir insan grubu var zannediyorlar. Asla yok. On milyonlarca insanım var. Net olarak ifade etmek isterim. Onlara güle güle demeyi, göndermeyi dört gözle bekliyorum.

-Bu hukuksuz uygulamaların, kötü uygulamaların bir kişinin bile başına gelmesini isteyecek bir kişi bile yok bu salonda.

-Türkiye'nin çok partili demokrasiye geçişini de biz sağladık. Yenildiği rakibine olgunlukla, bu milletin iradesine sorumlulukla iktidarı teslim eden de biz olduk. CHP 1950'den sonra iktidarda olmadığı zamanlarda dahi ülke siyasetine yön verdi.

-Bize ortanın solu dediler. 70'lerde Necmettin Erbakan liderliğindeki Milli Selamet Partisi'yle koalisyon kurarak birleşmenin mümkün olabileceğini CHP bizlere gösterdi. Kıbrıs Barış Harekatı sırasında güç ve direnç gösteren ülkenin direksiyonunda yine CHP vardı. Ne var ki 80'den sonra kendi eksikliklerimizden sonra iktidar olamadık.

-Biz iktidar olamayınca Türkiye'miz sosyal hukuk devleti olmaktan ve demokrasiden uzaklaştı. Yıllar içinde daha da otoriterleşen ve ülkemizi krizlerden koruyamayan hatta krizlerin içine gömülmesine olanak tanıyan iktidarların eline düştü.

"ATATÜRK'ÜN İRADESİ, İNÖNÜ'NÜN FERASETİ

-Uzun yıllardır iktidar olamadığımız için cumhuriyetimizin ikinci yüz yılına köklü kurumu zayıflamış, işlevsizleşmiş bir Meclis'le, çökmüş bir adalet sistemiyle, demokratik dünyadan uzaklaşmış bir ülke ve yarısı yoksulluk sınırının altında kalmış bir nüfusla girdik.

Mustafa Kemal Atatürk'ün iradesi, İsmet İnönü'nün feraseti, Bülent Ecevit'in yenilikçi heyecanı yolumuzu aydınlatıyor. Bu yolda hep beraber koşacağız, koşmak zorundayız. Milletimizi yeniden devletin sahibi kılma yolculuğuna çıkıyoruz.

-Cumhurbaşkanı adayımızı belirleyecek ve büyük, kutlu bir yolculuğu başlatacağız. Partimiz aday belirleme kararı verdi. Genel başkanımız bu kararı duyurduktan sonra toplumda büyük bir heyecan oluştu. 

-Halkımız güçlü bir seçeneğin olduğunu gördü ve çok umutlandı. Rakibimiz ise büyük bir panik yaşıyor. Kendilerini rakipsiz zannediyorlardı. Rakiplerini kendileri belirleyebilir zannettiler. İktidarlarını sonsuz zannettiler. 

"KORKUYORLAR"

-CHP'yi iç gerilimlerinde boğulur, siyaset sahnesini onlara bırakır zannettiler. Aday belirleyeceğimiz için çok büyük bir kaygıya, korkuya kapıldılar. Korkuyorlar. Bu milletin onlara verdiği yetkiyi onun için sonuna kadar istismar etmeye başladılar. 

-Benim için 25 yıla varan hapis cezası bir şekilde kurguladılar. Siyasi yasak istiyorlar. Partimize kayyum atamak için süreç takibi yapıyorlar.

-Gözleri o kadar kararmış ki, milletin yaptığı tercihleri asla zalimlerin zulmüne kurban etmediğini, asla seçme yetkisinin elinden alınmasına izin vermediğini unutmuşlar.

"ZAVALLILAR, ÇARESİZLER, ACİZLER"

-Zavallılar, çaresizler, acizler. Onlara hatırlatalım. CHP halkın kendisidir. Halktır, halk. Ekrem İmamoğlu da bu milletin oğludur, evladıdır.

-Onu bu milletin elinden alamazsın. Sanıyorlar ki İmamoğlu'nu aday yapmazlarsa kurtulurlar. Şu salonda kaç tane Ekrem İmamoğlu var biliyor musun?

-Hepimizi yasaklasan ne olur? Her bir beldeden, köyden bir Ekrem İmamoğlu karşına dikir.

-Ben bu yola mücadele için, en çok koşan, yorulan bir nefer sorumluluğumu yerine getirmek için siz yol arkadaşlarımla beraber çıkıyorum. Bu yola size güvendiğim için çıkıyorum. Bu yolda birlikte olduğumuz için güvendeyim.

-Bugün bu salondan çıkacağız, memleketimizin dört bir yanına dağılıp üyelerimizin her biriyle tek tek buluşacağız.

-Birliğimizi, birlikteliğimizi cümle aleme göstereceğiz. Var mıyız? Şimdi kendi tabanları da ön seçim ister diye korkmaya başladılar. 

-Çünkü alışık değiller, bir kişi ne derse o oluyor. Büyük telaşları var. Partimizin aday kararı bu iktidara, bu baskıcı iktidara rakipsiz olmadığını, gündemi de rakiplerini de kendilerinin belirlemeyeceğini net bir şekilde gösterdi.

-Partimizin demokrasi devrimi için Genel Başkanımızı ve emeği geçen yöneticilerimize teşekkür ediyorum.

"VATANDAŞLAR ÜLKENİN SAHİBİDİR"

-Halk olmadan siyaset heveslerini kursaklarında bırakacağız. Genel Başkanımızın sıklıkla ifade ettiği gibi, bu memleketi salon konuşmalarından, salon siyasetinden hep birlikte kurtaracağız.

Mustafa Kemal Atatürk'ün "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ilkesine yürekten bağlı bir parti olarak ilk adımı, üyelerimizin çizeceği yol haritasına uygun olarak atacağız. Üyeler partinin, vatandaşlar ülkenin sahibidir. Onlar ne derse odur.

-23 Mart'ta ön seçim sandığından çıkacak tüm üyelerimizi arkamıza alıp toplumun tüm kesimiyle buluşacağız. Kurtuluş mücadelemizi çoğalta çoğalta büyüteceğiz, memleketimizi ayağa kaldıracak iktidarı kuracağız. Müsterih olun. Şafak söküyor. Uzun ve zahmetli bir yola çıkıyoruz. Umudu ve güveni inşa etmek, milletimizi iyileştirmek için yola çıkıyoruz.

-Kesinlikle bir davamız, bir hayalimiz var. Derdimiz Türkiye, davamız milletimizi özgür kılmak. Hayalimiz ülkemizi en güçlü ve zengin ülkeleri arasında görmek. Yükü omuzlamanın vakti gelmiştir. 

-Kol kola, omuz omuza bir yolculuğun vakti gelmiştir. Yalnızca büyük bir davaya, sevdaya değil aynı zamanda sağlam bir plana ve güçlü kadrolara sahibiz. Bu kadrolar başta CHP'li kadrolar, daha da ötesi milletimizin evlatlarıdır. Sadece bir avuç insan değil.

"BÜTÜN BUNLARIN TEK BİR SEBEBİ VAR"

-Niçin bizim gündemimizde sürekli hukuksuzluk, yoksulluk, yolsuzluk, enflasyon ve hayat pahalılığı var. Niçin akşam haberlerini izlediğimizde en fazla koca koca adliye binalarını, emniyet binalarını görüyoruz? 

-Niçin kameralar emniyet binalarının, adliye binalarının önünden yayın yapıyor? Niçin sürekli evde, işte, dışarıda hayat pahalılığı, geçim sıkıntısını, kimlerin tutuklandığını ve kimlerin yargılandığını konuşuyoruz? 

-Bütün bunların tek bir sebebi var. 23 yıllık iktidarın kibirine kapılmış, zamanı dolmuş, milletin dertlerine çare olamayan ve artık sebep oldukları durumu bile görmekten aciz bir yönetimle karşı karşıyayız.

-Bugün Türkiye değil, milletin istikbalini değil, kendi istikbalini önceleyen, milletin derdini değil kendi derdini düşünen bir iktidarın tasallutu altındadır. Ancak değerli dostlarım, milletin hesabı tüm şahsi hesapların üzerindedir. 

-Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'yle birlikte Türkiye hukuk devleti olmaktan ne yazık ki uzaklaştı. Milletimiz yoksullaştı ve demokrasimiz büyük bir gerileme yaşadı. Seçilmişlerin gücü yani millet iradesinin gücü zayıflatıldı.

"CUMHURBAŞKANI'NA SESLENMEK İSTİYORUM"

-Buradan Cumhurbaşkanına seslenmek istiyorum ve bakın, bu insanların konuşulması sadece muhalefet için bir sorun değildir. Bu iktidar için de büyük bir sorundur, sizin için de büyük bir sorundur.

-Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni yönetme sorumluluğu sizde ve millet bu yetkiyi size verdi, atanmış yargı mensuplarına vermedi. Türkiye çok büyük bir ülkedir. Bu büyük ülke böyle yönetilemez.

-Türkiye atanmışlar tarafından yönetilemez. Türkiye milleti temsil etmeyen insanlar tarafından yönetilen bir ülke olamaz.

-Türkiye milleti temsil eden meclisin güçsüz ve sözünün kıymetsiz olduğu bir ülke olamaz. Türkiye seçilmişlerin yönettiği bir ülke olmak zorundadır. Türkiye'yi bir an önce parlamenter demokrasiye kavuşturmak zorundayız.

ÖZGÜR ÖZEL: MİLLET HER ZAMAN KAZANIR

İmamoğlu'nun açıklamasından sonra kürsüye CHP Genel Başkanı Özgür Özel çıktı.

Özel'in açıklamaları şöyle:

-Partimizi geçen yıl birinci parti yapmanın onurunu duyduk. Bugün de en nihai adımı atmak için yine tarihi bir an yaşıyoruz.

-Bu milletin devletini sevdiği, çağırdığında askere gider, istediğinde vergisini verir, gerekirse evladını şehit verir ama ülkesine sahip çıkar.

-Devleti milletin karşısına dikerseniz, devletle milleti yarıştırmaya kalkarsanız her zaman olduğu gibi millet kazanır.

-İstanbul'a seçim sonrası Osmanlı tokadı atmak isteyenler milletin tokadıyla karşılaştı.

-Bir yandan maliyeye ve SGK'ya verilen talimat, bir yandan İstanbul'a atanan aparat, aynı anda da İstanbullu başkanlara kayyum atayarak, onları tutuklayarak, göz korkutmaya çalışarak bir şey yapmaya çalışıyorlar. Hiçbir zaman yenemediklerini yenmeye çalışıyorlar.

ERDOĞAN'A YANITI
-Bana diyor ki 'Ayağını denk al yoksa aldırmasını biliriz.' Ne yapacaksın? Partinin önüne tank mı yollayacaksın? 

-Hodri meydan! Ne göndereceksin tank mı? Erdoğan'a sesleniyorum, ikimizde bir koltukta oturuyoruz. 

-Ama bir koltuk, Atatürk'ün kurduğu partinin genel başkanlığının koltuğudur.

-Tanktan, koltuktan değil, hakkındaki idam fermanından korkmadan bir memleketi kuran Atatürk'ün partisinin genel başkanının koltuğudur.

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.