BİST
1440.27
ALTIN
484.65
DOLAR
8.6652
STERLİN
12.0407
EURO
10.2058

Korona sebebiyeti ile birçok insan hazır gıda veya pet şişe içecekleri kullanıyor. 
 
Tabii bu pet şişeler sokaklara sağa sola gelişi güzel atılıyor. 
 
Çünkü depozitosu yok, para etmiyor. 
 
Hâlbuki Avrupa'da bir birçok mağazada geri dönüşüm kutuları var ve bunlar geri dönüşüm kutularına atıldığında size puan veya para olarak geri dönüyor. 
 
Kazandığınız bu puanlar alışverişi sonunda hesabınızdan para olarak düşüyor. 
 
Böyle bir sistem maalesef henüz Türkiye'de yok. 
 
Türkiye’nin dev bütçeye sahip büyük mağaza zincirlerinde de böyle bir proje yok. 
 
Almanya’da marketlerde bulunan pet şişe otomatları ile plastik şişeler geri dönüşüm makinalarına atılarak hem ham madde olarak tasarruf sağlanıyor hem de çöpe atılmadığı için çevreye olan zararın önüne geçiliyor. 
 
İnsanlar bu makinadan almış oldukları fiş ile aynı marketten alışverişle aile ekonomisine katkı sağlıyorlar. 
 
Ülkemizde de plastik atımının önüne geçmek için marketlerde geri dönüşüm makinaları olsa güzel olmaz mı? 
 
Etrafa çöp olarak atılmasını önlemek hem de geri dönüşüme kazandırmak için inanıyorum ki birçok insan sokaktan topladığı pet şişeleri bu makinalara getirerek puan toplamaya çalışır. 
 
Mevcut durumun tersine etrafta bir tane dahi plastik pet şişe göremezsiniz. 
 
Bu yöntemle sıkıntılı günlerde ailelere küçük de olsa bir ekonomik destek verilmiş olur. 
 
Bu öneriyi umarım şu meşhur dev marketler BİM, A101 ve ŞOK dikkate alır ve en kısa zamanda hayata geçirir. 
 
Çünkü buna insanların ihtiyacı var. 
 
Bazen küçük şeyler büyük mutluluk verir. 
 

KIRTASİYECİLER DE KAPATIRSA…
 

Geçtiğimiz gün bir arkadaşım aradı. 
 
Kızgın ve sinirli. 
 
Neredeyse ağlayacak.
 
İki çocuğu var. 
 
Çocukları okula gidiyor. 
 
Tabi ki dersler internet üzerinden yüz yüze yapılıyor. 
 
Çocuğuna derste ödev verilmiş ve çıktı alması gerekiyor. 
 
Baba duyarlı. 
 
Tamam deyip hemen çıkıyor en yakın kırtasiyeye gidiyor, kırtasiye kapalı. 
 
Mehmet Ali Paşa da oturan bu insan başlıyor sokak sokak, cadde cadde kırtasiye aramaya. 
 
Sanki bütün kırtasiyeciler anlaşmış, her bulduğu kapalı. 
 
Santrale mevkiine kadar geliyor ama ne mümkün. 
 
Bir tane açık kırtasiye dükkânı bulamıyor. 
 
İnternet dükkânları da kapalı.
 
Çok üzülüyor. “Okullar kapalı diye kırtasiyelerin de kapalı olması mı gerekir, vatandaşın çeşitli ihtiyaçları için kırtasiye dükkânı açık olmaz mı” diyerek inat ediyor ve aramaya devam ediyor. 
 
Çarşıya kadar yürüyor ve sonunda açık bir dükkân buluyor. 
 
Bu insan yetkililerden “Çocuklara ya ödev vermeyin, ya da kırtasiyeciler dükkânlarını açsın” Diyerek haklı tepkisini ortaya koyuyor. 
 
Korona sebebiyle belki kırtasiyeciler de iş yapamıyor olabilir ama vatandaşın da işi düştüğü zaman açık bulabileceği bir dükkân bulabilsin. 
 
Hayalet ölü şehir konumunda olan İzmit’te marketler açık gerisi kapalı. 
 
En azından her semtte bir tane bir kırtasiyecinin açık olması gerekmez mi? 
 
Bu nasıl bir esnaflık anlayışı.

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner52

banner45

banner57

banner53